AVM YAPMADI TRAFİĞİ YÜZDE 25 RAHATLATTI

Bir dönemler futbol heycanının yaşandığı Mecidiköy’deki Ali Sami Yen’de artık ‘iş’ heycanı yaşanacak. Torunlar GYO’nun Ali Sami Yen’in arsası üzerinde inşa ettiği proje “Torun Center” ismiyle satışa çıktı. 36 katlı bir ofis kulesi ve 42 katlı rezidanstan oluşacak projede satış fiyatları 580 bin dolar ile 3 milyon 900 bin dolar arasında değişiyor. Toplam 1 milyar TL yatırım tutarına sahip olan ve 2015 yılının 3. çeyreğinde tamamlanacak olan proje, 10 bin metrekarelik kent alanıyla dikkati çekiyor. Projeyle ilgili bilgi veren Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, “Mimari özellikleri ile şehre ve bölgeye değer katan projemiz 19 bin metrekarelik peyzaj alanıyla şehir merkezinde tek olma özelliğinde. Projeyi oluşturan Torunlar GYO’nun marka değerini bu projeye katmak istediğimiz için ismini Torunlar Center olarak koyduk” dedi.

 AVM ve ofis alanında ön plana çıkan bir firma olarak herkesin bu projede kedilerinden AVM beklediğini aktaran Torun, “Ancak biz bölgenin şartlarını dikkate alarak lokasyona uygun proje yapmaya önem veriyoruz” dedi. İstanbul’da fiyatlarının dünyanın önemli şehirlerinin gerisinde kaldığını aktaran Aziz Torun, “Monaco’da şehir merkezinde 120 metrekarelik bir dairenin metrekare fiyatı 50 bin dolar iken, Londra’da 30 bin dolar, Moskova’da 18 bin dolar seviyesinde. İstanbul ise hala 4 bin 500 dolar. Bu da istanbul’un değer kazanacağını gösteriyor” dedi. Yabancı talebiyle fiyatların çok yukarı çıkacağı görüşünü dile getiren Torun, “Konut kulesinde metrekare satış fiyatları 5 bin 200 ile 8 bin 300 dolar arasında” dedi.

 3 futbol sahası kadar yeşil alan

 Projenin Mimari Emre Arolat ise kentsel ve toplumsal verileri hesaba katarak projeyi yaptıklarını belirterek, “Konum olarak İstanbul’un turistik haritasının tam merkezinde duruyor. 

Ancak İstanbul yeşil alanlarını kaybediyor. Biz de bu projeyle çevrenin sosyal hayatını ve yeşili  üst noktaya taşımayı hedefliyoruz. Yan parseldeki Likör Fabrikası’nın arazisini  değerlendiridiğimiz için Mecideköy’de 3 futbol sahası alanı büyüklüğünde bir alanı kent parkı yaparak halka açacacağız” dedi. Arolat, rezidansların ve ofislerin camının açılacağını söyledi. Projeyle Mecidiyeköy’e gelen yoğunluğun bölgenin herhangi  bir yerindeki yoğunluktan daha düşükolacağını belirten Arolat, “Proje 2.5 emsalin içinde kalıyor. Bu emsalle 15-20 apartman yapılabilirdi. Torun Center’ın bulunduğu çevreye bir AVM ya da satış ağırlıklı bir proje yapılmış olsaydı trafik yüküne yüzde 25 ek yoğunluk getirecekti” dedi.

Reklamlar

ANTİBAKTERİYEL VE ÇEVRE TEMİZLİĞİ YAPAN BEYAZ ÇİMENTO

Sabancı Holding’in bünyesinde 1972’den beri faaliyet gösteren, Türk  çimento sanayisinin lideri ÇİMSA Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., 2000 yılında hizmete açtığı Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde, Dünya’nın ilk  “Antibakteriyel Beyaz Çimentosu”nu ve Türkiye’nin ilk “Kendini ve Çevreyi Temizleyen Beyaz Çimentosu”nu geliştirdi. 

 36. İstanbul Yapı Fuarı’nda iki ürünün tanıtımını gerçekleştiren ÇİMSA Genel Müdürü Mehmet Hacıkamiloğlu, tanıtımda yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

 “2000 yılında hizmete açtığımız Türkiye’nin ilk Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde sektörümüzde dünyada bir ilke imza atarak Antibakteriyel Beyaz Çimento üretmeyi başardık. İstanbul Üniversitesi Mikrobiyoloji Anabilim dalı ile işbirliği içinde geliştirdiğimiz bu yeni nesil ürün bakteri oluşumunu yüzde 99 engelliyor. 2,5 yıldır üzerinde çalıştığımız ürün özellikle yer karosu imalatı için oldukça önem arz ediyor. Bunun yanı sıra havuzlarda ve yapı kimyasallarında da bu ürünün kullanımı tüm kullanıcılar için  büyük değer yaratacaktır.”

 Hacıkamiloğlu, “Ürünümüz havuzlarda zamanla meydana gelen yosun ve mikroorganizmaların üremesini engelliyor. Bunun yanı sıra tavuk ve besi çiftlikleri, okul,hastane,et kesimhaneleri gibi hijyene ihtiyaç duyulan her ortamda Antibakteriyel Beyaz Çimento kullanılabilecek” dedi. Beyaz çimentoda yeni nesil ürünleri geliştirmeye devam edeceklerini belirten Hacıkamiloğlu, ileri teknoloji kullanılarak Türkiye’nin ilk ‘Kendini ve Çevreyi Temizleyen Beyaz Çimentosu’nu da geliştirdiklerini açıkladı. Hacıkamiloğlu, bu yıl ÇİMSA’da yeniliklerin hız kesmediğini ve toplumun ihtiyaçlarına yönelik ürünler geliştirmede, büyük bir ekip ile, kaliteden taviz vermeyen hizmetlerin öncüsü olma yolunda ilerlediklerini belirtti.

 55’den fazla ülkeye kendi markasıyla giriyor

 1990 yılından bu yana dünya beyaz çimento pazarında önemli bir konumda olduklarını kaydeden Hacıkamiloğlu, “8 adet uluslararası çimento terminalimiz ile Global Beyaz çimento pazarında önemli bir yerimiz var. Dünya’nın en büyük 2. beyaz çimento üreticisiyiz ve 55’den fazla ülkeye çimento yapıyoruz” ifadesini kullandı. Teknoloji yatırımlarına ve Ar-Ge faaliyetlerine  verdikleri yüksek önem sayesinde beyaz çimentoda yeni bir dönemi başlattıklarını söyleyen Hacıkamiloğlu şöyle devam etti:

 “Ar-Ge faaliyetlerimiz çerçevesinde yapı kimyasalı, prefabrik ve hazır beton sektörlerine destek veriyoruz. 2000’de üretimine başladığımız kalsiyum alüminat çimentosu ile yurt dışı satış faaliyetlerimizi genişlettik. Gri çimento operasyonunun yanında özel ürünler konusundaki yetkinliğimizi de üst seviyeye taşıyarak, özel çimento ve beton ürünler konusunda Dünya’nın en önemli şirketlerinden biri haline geldik. İleri teknolojiyi kullanarak geliştirdiğimiz iki yeni beyaz çimento ürünlerimizle de pazardaki konumumuzu güçlendireceğiz.”

 Antibakteriyel Beyaz Çimento bakterilere karşı koruma sağlıyor

Sektörde bir devrim niteliği taşıyan Antibakteriyel Beyaz Çimento; yosun, bakteri ve virüslere karşı ilgili malzemelere anti bakteriyel özellik kazandırırken, yapısında bulunan etken maddenin çimentolu sistemler içerisinde homojen dağılması ile elde edilen ürünün uzun süre boyunca mikroorganizmalara karşı etkinliğini korumasını sağlıyor. Tüm yaşam alanlarında derz aralarının anti bakteriyel beyaz çimento esaslı derz dolgusu ile doldurulması,  süs ve yüzme havuzlarının anti bakteriyel özelliğe sahip çimento esaslı malzemeler ile kaplanması, dekoratif sıva uygulamalarında anti bakteriyel beyaz çimento kullanılması ile iç ve dış mekanlarda hijyen sağlanıyor. Ürünün karo imalatlarında kullanılmasıyla birlikte hastane, okul, kesimhane gibi hijyen ihtiyacının ön planda olduğu her ortamda yüksek koruma elde ediliyor.

 Nanoteknoloji ile hem kendini hem çevreyi temizliyor

İleri teknoloji kullanarak geliştirilen  ‘Kendini ve Çevreyi Temizleyen Beyaz Çimento’ sahip olduğu üstün özellikler ile çimentolu sistemlere organik kirliliklere karşı kendini ve çevreyi temizleme gücü katıyor. Üretiminde kullanılan nano ajanlar güneş ışığı ile temas ettiğinde çimentonun foto katalitik özelliği aktif hale gelmekte ve bu üstün özellik sayesinde bu çimento ile üretilen ürünler hem kendi dış yüzeylerini hem de çevreyi temizliyor. Ürün sayesinde çimento esaslı yer kaplamaları, dış cephe panelleri, kültür taşları, son kat dekoratif sıva uygulamaları gibi beyaz çimentonun temel kulanım alanları bu sayede uzun süreli kendini ve çevreyi temizleme özelliği kazanıyor.

İSO 500’DEKİ 10 FİRMA DEMİR ÇELİKÇİ

 Hatay’ın Türkiye geneli içinde kamunun illere yatırımlarından aldığı payda düzelme işaretleri var. İSO 500 içindeki firmalarının üretimden satışlar payında ise ciddi yükseliş var. Rakamların dili böyle. İSO 500 içinde Anadolu’nun yükselişini saptayan çalışmamıza göre, Hatay, payı en çok artan ilk 10 il içinde. 2002 yılında İSO 500 firmalarının toplam satışları içinde Hatay firmalarının payı yüzde 0.8, 2011’de yüzde 3.5! Üç kattan fazla artış! Başka bir rakam vereceğim… Kamu yatırımları açısından durumu gösteriyor. Hatay, 2001 – 2012 yıları arasında 1 milyar 576 milyon lira kamu yatırımı çekmiş. Bu dönemde, kamunun toplam illere yatırımı içindeki payı yüzde 1. Bu rakam, ortalamanın (yüzde 1.23) altında… Son 3 yılda biraz toparlamış. Daha doğrusu kamu yatırımlarından biraz daha fazla pay almış ve üç yıl ortalaması yüzde 1.3’e gelmiş. Genel ortalamayı çok az geçmiş. Bu rakam, son yılarda düzelme işareti veriyor ancak yine de hakettiğinin çok gerisinde. Hakettiği derken… Yine birkaç rakam verelim: Hatay, Türkiye’de en yüksek milli hasıla yaratan ilk 10 il içinde, katkısı 22 – 23 milyar lira. Vergi gelirlerine katkıda 8’inci sırada. Adana’dan, Antep’ten, Konya, Kayseri, Trabzon gibi çok daha büyük kentlerden daha fazla vergi veriyor. İşte bu nedenle Hataylılar, “Biz katkımız kadar kamu yatırımı istiyoruz” diyorlar. Bu tablo, Hatay’ın çok verdiği, az aldığı ya da en azından verdiğine karşılık dengeli bir pay alamadığını gösteriyor.
Rakamlar, kamu yatırımları bakımından sınırlı bir düzelmeye işaret ederken, özel sektör tarafında payının hızla artığı izleniyor. Bu artışta, özellikle İskenderun çevresinde toplanan büyük demir çelik yatırımlarının payı var. 2011 yılı içinde İSO 500 içinde Hatay’dan 10 firma var. Bunların tamamı demir çelik firması: İsdemir, Tosçelik, Nursan Metalurji, MMK, Nursan Çelik, Tosyalı D – Ç, Baştuğ Çelik, İlhanlar Hadde, Koç Haddecilik, Yolbulan Metal. Fakat Hatay’da demir çelik kadar yüksek ciro yapmasa da sanayide mobilya, ayakkabı, filtre sanayi, hizmetlerde turizm ve ticaret sektörleri gelişiyor.


Sıddık Önlen – Hatboru ortağı
Ticaretini yaptığımız işin üretimini yapmak istiyoruz

Türkiye’nin önemli boru üreticilerinden biri olan ve yeni yatırımlarla global pazardaki payını arttırmayı hedefleyen Hatboru’nun yeni spiral kaynaklı çelik boru üretim bandının kurulum çalışmaları  tamamlandı.
Firma  3 bin 48 mm çap ve 40 mm et kalınlığında çelik boru üretimine başladı.
Hatboru ortağı Sıddık Önlen, geçtiğimiz yıl  Hatboru’da 140 milyon TL, Hatboru Çelik Hattı’nda ise 6 milyon TL  ciro yaparak yüzde 25’lik bir büyüme kaydettiklerini belirterek, “Kapasitemizi arttırmayı,
yeni yatırımlar yaparak büyümeyi hedefledik. Ticaretini yaptığımız işin üretimini yapmak istiyoruz. Çelik dökme işi için 100 bin dolar gerekiyor ve bu iş için yeni bir ortak arayışı içindeyiz”dedi.
Antakya OSB’deki fabrikada geniş kapsamlı bir yenileme çalışması yaptıklarını ifade eden Önlen; ”Daha önce maksimum 2 bin 540 mm olan dış çap üretim ölçüsünü 3 bin 48 mm’ye, işlenebilen sac kalınlığının  da 20 mm’den 40 mm’ye yükselttik. Şu anda Türkiye’nin en güçlü spiral kaynaklı çelik boru işleme makinesine sahibiz. Hali hazırda standart üretim tablosunda 40 mm et kalınlığı bulunan tek firmayız. Dış çapı 219,1 mm’den 3 bin 48 mm’ye, et kalınlığı 4 mm’den 40 mm’ye kadar spiral kaynaklı çelik;  doğalgaz,  petrol, içme suyu, sulama suyu, kazık ve konstrüksiyon boruları ile sondaj borularını üretiyoruz. PVC temiz su ve sondaj Borularının üretimi, dikişsiz çelik çekme borularının ticaretini yapıyoruz” diye konuştu.

SU YALITIMI

Binanın, uzun ömürlü ve dayanıklı olmasını sağlayan, depreme karşı dayanıklılığını da artıran su yalıtımının, binanın toplam maliyetinin yüzde 3 ile yaptırılabileceği bildirildi.

Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı (BİTÜDER) Burhan Karahan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, binaların uzun ömürlü, konforlu ve sağlıklı olması için doğru şekilde tasarlanarak inşa edilmesi ve yapıya zarar veren dış etkilere karşı korunması gerektiğini söyledi.

Yapıların, farklı faktörler nedeniyle suya maruz kaldıklarına işaret eden Karahan, “Bunları, yağmur ve kar suyu, toprağın nemi, toprak tarafından emilen yağış veya kullanma suları, banyo, tuvalet gibi alanlardaki su kullanımı, yapının inşa edildiği zemindeki yer altı suları, bina içinden gelen su buharının çatı cephe gibi dış yüzeylerde yoğuşması şeklinde sıralayabiliriz” dedi.

Karahan, yapılara zarar veren en önemli faktörlerden biri olan suyun zararlı etkilerini önlemek için ise su yalıtımı yaptırmak gerektiğine dikkati çekti.

İŞ VE EMLAK GYO ÖNE ÇIKIYOR

Merkez Bankası açıklamaları sonrası yeni bir faiz indirimi beklenen piyasalarda, faiz seviyelerine duyarlı hisse senetleri öne çıkmaya başlarken; düşük faiz ortamının yanı sıra, konutta KDV düzenlemesi, yabancıya gayrimenkul satışı ve kentsel dönüşüm gibi yasal düzenlemeler gayrimenkul hisselerine yönelik beklentiyi artırdı.

Reuters’ın analiz haberine göre; GYO hisseleri arasında agresif büyüme planı ile Torunlar GYO, yüksek kira verimliliği ile de İş GYO öne çıkarken; ikincil halka arz baskısına rağmen Emlak GYO hisseleri de, şirketin mevcut arazi portföyü, para girişi beklentisi ve yeni proje desteğiyle yukarı potansiyel sunuyor.

Analistlerin beklentilerine göre, İş GYO’da yüzde 35, Torunlar GYO yüzde 27,Emlak GYO yüzde 24’e varan yukarı potansiyel bulunuyor.

BIST Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Endeksi’nde 25 GYO yer alıyor.

İŞ MAKİNESİ SATIŞLARI ARTACAK

Güney Koreli Doosan’ın iş makineleri ve forkliftlerini Türkiye pazarına sunan Sanko Makine, tereddütle başladığı 2013 yılının ilk 4 ayında satışlarını yüzde 17 artırmayı başardı. Bu yıla kadar satışlarının ağırlığını küçük kapasiteli makinelerin oluşturduğu Sanko Makine, 3. Köprü, yeni barajlar ve kentsel yenileme  gibi projelerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak daha büyük tonajlı makine pazarında iddiasını artıracak.
İzmir Kaya Thermal Otel’de Doosan’ın Ortadoğu ve Afrika bölgesi toplantısına evsahipliği yaptığı toplantıda Doosan’ın hem iş makinelerinin hem forktliftlerinin Türkiye distribütörlüğünü yaptıklarını hatırlatan Sanko Makine Pazarlama ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Hamut, “Doosan’ın forktlift departmanı her yıl bölge toplantıları yapıyor, bölge distribütörlerini belli ülkelerde topluyor. Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin distribütörler toplantısı da 3 yıldır Türkiye’de yapılıyor. Bu bizim için büyük bir şeref. Sanko Makine olarak 3 senedir üst üste Doosan ile birlikte toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. Bu Doosan’ın memnuniyetini göstermesi açısından önemli. Bundan önceki iki tanesi İstanbul’da gerçekleştirilmişti, üçüncüsünü İzmir’de gerçekleştirdik. Bu toplantılar hem bayi ve distribütörleri kaynaştırmak, hem de Doosan bünyesindeki yeniliklerden haberdar etmek açısından çok önemli” şeklinde konuştu. Sanko Makina’nın performansı hakkında da bilgi veren Hamut, “2013’ün başında piyasada birtakım tereddütler
vardı. Aslında bu tür tereddütler her sene başında yaşanıyor. 2011 ve 2012 başında da piyasa aynı tedirginliği yaşamıştı, fakat yıl içinde bunlar aşılmıştı. Bu seneye de tereddütle girildi. Sene başında ‘acaba 2012’den iyi mi olur, o yılın rakamları yakalanabilir mi’ gibi düşünceler vardı. Fakat şu ana kadar pazarda bir ilerleme var. Dolayısıyla biz de onu değerlendiriyoruz. Satışlar istediğimiz ölçüde fakat biz bunu da yeterli görmüyoruz, daha da artırmak için çabalıyoruz. İlk 4 ayı değerlendirdiğimizde Sanko Makine olarak geçen seneye göre yüzde 17 öndeyiz” dedi.

Yeni projelere ağırlık verilecek

Sanko’nun makine sektörüne ağırlık verdiğini ve bu pazarda daha da büyümek için çaba harcadığını anlatan Hamut, “Biz bu sene daha ağır makineleri satmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu sene biliyorsunuz Türkiye de bir takım gelişmeler oluyor. Kent yenileme projeleri start aldı, 3. Köprü ihalesi, yeni baraj ihaleleri hep iş makinesi sektörünün önünü açan gelişmeler. Buralarda da daha çok ağır tonajlı makineler kullanılıyor. Biz de bu gelişmelerden kendimizce payımıza düşeni almak için çalışıyoruz. Şimdiye kadar daha çok 20-30 ton civarında makineler satıyorduk, bu sene daha yüksek tonajlı makine satışlarını artırmak gayretindeyiz” diye konuştu.

DEMİR ROMANCE

Gayrimenkul sektöründe “ilk”leri hedefleyen Demir İnşaat, Beylikdüzü’nün ilk “akıllı evleri”ni bünyesinde barındıracak Demir Romance projesinin satışlarına hız kesmeden devam ediyor.

Demir İnşaat’ın Beylikdüzü’nde 235 milyon TL yatırım bedeli ile hayat geçireceği Demir Romance projesinde lansmana özel yüzde 10 peşinat ve yüzde 1 KDV oranıyla başlattığı satışlar yoğun ilgi görüyor. Lansmandan bu yana geçen yaklaşık bir aylık süreçte yüzde 20’lik satış gerçekleştiren Demir İnşaat, lansman döneminde proje satışlarının yüzde 40’ını tamamlayarak başarılı bir satış grafiğine imza attı.

Ev yaşamının konforunun teknolojiyle birleştirildiği Demir Romance’da konut sahipleri, “Akıllı Ev” sistemiyle tek bir tuşla evdeki tüm sistemleri kontrol edebilmenin rahatlığını yaşayacak. Toplam 7 blok üzerinde yükselecek Demir Romance’de, 1+1’den 4,5+1’e kadar çeşitli büyüklük ve özelliklerde 776 konut, 60 ticari alan ve 28 villa yer alacak. Konut sahipleri için her detayın düşünüldüğü projenin sosyal tesisleri içinde ise; açık ve kapalı yüzme havuzu, tenis kortu, basketbol sahası, squash, dans eğitim merkezi, SPA merkezi, diyetisyen hizmeti ile birlikte fitness birimleri yer alacak. Ayrıca, terzi, bay-bayan güzellik merkezi, kuru temizleme, sinevizyon, çocuklar için oyun odaları, servis bekleme odası ve kreş de site sakinlerinin hayatını kolaylaştıracak.

Lansman dönemindeki satışları değerlendiren Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir, “Nisan ayında lansmanını gerçekleştirdiğimiz Demir Romance projemize olan ilgiden dolayı çok memnunuz. Projenin tesliminden önce tüm satışlarımızı tamamlayacağımıza inanıyorum. 29 yıllık sektör geçmişimizde bize güvenen ve bizi destekleyen, Demir Romance lansman sürecinde de bizim yanımızda olan tüm “Demir İnşaat Dostları”na teşekkür ediyorum. Aldığımız bu destekle bundan sonra da çağın ve sektörün gelişmelerini yakından takip ederek, “Demir İnşaat” markasını geleceğe taşıyacağız.” dedi.

İNŞAAT ‘GÜVEN’ KAYBETTİ

Hizmet sektörü güven endeksi, mayıs ayında aylık bazda yüzde 1,6 artarken, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,1, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,2 azaldı.

İnşaat, perakende ticaret ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlediği “Aylık İşyeri Eğilim Anketi” ile bu sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin mevcut iş durumları ve gelecek üç aya ilişkin beklentilerini ölçen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu anketlerden yararlanarak her sektöre ilişkin hesapladığı Sektörel Güven Endekslerinin mayıs ayı sonuçlarını açıkladı.

Hizmet sektörü güven endeksi, mayıs ayında geçen aya göre yüzde 1,6 artarken, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,1, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,2 azaldı.

Nisan ayında 110,8 olan hizmet sektörü güven endeksi 112,6 değerine yükselirken, 113,6 olan perakende ticaret sektörü güven endeksi 113,5 ve 92,6 olan inşaat sektörü güven endeksi de 91,5 değerine geriledi.

Hizmet sektörü güven endeksindeki artış, son üç aylık dönemdeki iş durumu, son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep değerlendirmelerindeki iyileşmeden kaynaklandı. Söz konusu alt endeksler mayıs ayında bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 5,2 ve yüzde 8,2 artarken, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi alt endeksi yüzde 6,1 azaldı.

İnşaat sektörü güven endeksindeki azalış, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi alt endeksinin mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,8’lik düşüşünden kaynaklandı. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi alt endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 3,2 oranında arttı.

Gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi alt endeksindeki yüzde 6,9’luk ve mevcut mal stok seviyesi alt endeksindeki yüzde 2,7’lik kötüleşmeler mayıs ayında perakende ticaret sektörü güven endeksinin bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalmasına neden oldu. Son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar alt endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 13 arttı.

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alıyor. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor.

KOBİ KÜMELERİ

 Ekonomi Bakanlığı tarafından 2011 yılında başlatılan ‘KOBİ İşbirliği ve Kümelenme Projesi’, Ağustos ayında tamamlanıyor. Proje kapsamında pilot il olarak seçilen Çorum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Samsun ve Trabzon’da öne çıkan sektörler tespit edilerek, küme geliştirme çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda, Çorum’da tarım ve gıda işleme makineleri, Gaziantep’te halıcılık, Kahramanmaraş’ta metal mutfak ürünleri, Samsun’da medikal ürünler ve Trabzon’da gemi inşası sektörlerinde kümeler kuruldu. Söz konusu 5 öncelikli sektöre yönelik gerçekleştirilen sektör stratejileriyle sektörlerin sorunları ve uluslararası pazarda rekabet güçlerini artırmalarına ilişkin yol haritaları belirlendi.

Bu yol haritalarıyla sektörlerin hem yerel, hem ulusal, hem de küresel ölçekte hangi vizyonla hareket etmeleri gerektiği de ortaya konuldu. Ağustosta tamamlanacak projede pilot aktiviteler olarak tanıtım, yenilikçilik, ve yalın üretim konularında firmalara destek verilmesi karalaştırıldı. Proje sonunda firma performanslarında yüzde 20’lik bir artış hedefleniyor.

Trabzon’da gemi inşa sektörü tanıtılacak

Trabzon’da gemi inşa sektöründe tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin eksikliği belirlendi. Yeni sipariş alımında sorun yaratan ve firmaların rekabet gücünü olumsuz etkileyen tanıtım problemine çözüm üretilmesi için önümüzdeki 8 ayı kapsayacak pilot proje çalışması yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda Avrupa’daki örnekler transfer edilecek, Trabzon Gemi İnşa Kümesi için 4 dilde web sitesi kurulacak, devlet desteklerinden faydalanmak için eğitim verilecek, marka tescil işlemleri yapılacak ve küme üyesi üretici işletmeler için potansiyel müşteriler tespit edilerek iletişim kurulacak.

Çorum’da yalın üretim için danışmanlık

Çorum’da tarımsal gıda işleme makineleri sektörünün, ulusal ve uluslararası arenada rekabet gücünü geliştirebilmesi için; istikrarlı kalite düzeyi, güvenirliliği ve performansı yüksek mamuller, uygun fiyat, yaygın ve hızlı dağıtım, satış sonrası hizmet gibi konularda uzmanlaşması gerektiği belirtildi. Yapılan ihtiyaç analizi sonucunda pilot eylemin sektörün gelişime en fazla ihtiyaç duyduğu alan olan üretim süreçlerin iyileştirilmesine yönelik yalın üretim tekniklerini içeren eğitim ve danışmalık faaliyetleri olmasına karar verildi. Yalın üretim tekniklerinin nasıl uygulanacağına yönelik tasarım ve planlama süreci tamamlandı.

REZİDANSLARA YATIRIM

Space Gayrimenkul, yabancıların İstanbul’daki lüks gayrimenkul taleplerini inceleyerek ilgi çekici sonuçlar elde etti. Space Gayrimenkul Kurucu Ortağı Filiz Çakmur, Arap Yarımadası ve Körfez Ülkeleri’nden gelen konut alımı taleplerinin daha çok yatırım amaçlı olduğunu söyledi. Bu taleplerin genellikle şirket alımları ve toplu alımlar şeklinde gerçekleştiğini, proje aşamasındaki, güvenilir, benzerlerinden konsept olarak farklılık gösteren, markalı gayrimenkul projelerinin tercih edildiğini belirtti.

Filiz Çakmur ayrıca, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Körfez Ülkeleri ve Arap Yarımadası kaynaklı taleplere baktığımızda, daha çok 150-250 metrekarelik, 2-3 odalı rezidans projelerinin tercih edildiğini görüyoruz. Azerbaycan ve Rusya kaynaklı taleplerin ise rezidanslar kadar markalı, daha az katlı bloklardan oluşan sitelerde ve daha büyük kullanım alanı, Boğaz manzarası sunan gayrimenkullerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Rus ve Azeri alıcılar genellikle, İstanbul’un zengin sosyal yaşamına yakın, aynı zamanda, güvenlik, lüks ve prestiji de birlikte sunan A ve A+ gayrimenkulleri tercih ediyorlar. Avrupa ve Amerika kökenli alıcıları cezbeden bölgeler ise İstanbul’un tarihi zenginliğinin hala tüm görkemiyle sergilendiği, mimarinin sanatla özdeşleştiği dönemlere ait seçkin konakların ve apartmanların olduğu Nişantaşı, Rumeli Hisarı, Galata, Kandilli gibi nev-i şahsına münhasır semtler.”